8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ BASIN AÇIKLAMALARI
07-03-2018
217

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI

8 MART VE KADINLARIMIZ

Tüm kadınlarımızın bu anlamlı gününü kutluyorum. Sevginin, şefkatin, özverinin simgesi olan kadınlarımız toplumda sadece bir anne değil, öğretmen, psikolog, danışman gibi anlatmakla bitmeyecek birçok rol üstlenmektedir. Kadınlarımız sadece evin içerisinde değil, iş ve toplumsal hayatımızda da çok önemli role sahiptir. Kadının emeği, katkısı olmadan yapılan her iş eksiktir.

Günümüzde 8 Mart’lar kadın sorunlarına çözüm önerilerinin tartışıldığı, kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın kaldırılması ve kadına yönelik şiddete son verilmesi istemlerinin; en yoğun olarak dile getirildiği gündür. Kadına yönelik şiddet bütün dünyada en yaygın insan hakları ihlalleri arasındadır.

Oysaki tarihimizde Türk Kadını Kahramanlık destanının yazıldığı Çanakkale savaşında Gelibolu yarımadasının her karış toprağında Mehmetçikle beraber düşmanla göğüs göğse çarpışmış, çok büyük işler başarmıştır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk “Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir milletinde Anadolu köylü kadınının üstünde kadın çalışmasını zikretmeye imkân yoktur ve dünyada hiçbir milletin kadını “Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar hizmet gösterdim” diyemez, veciz sözleriyle Türk kadınlarının değerini ifade ederek onurlandırmıştır.

Türkiye 1985 yılında Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesini (CEDAW) imzalamış ve 2000 yılında da Pekin Ek İhtiyari Protokolünü kabul etmiştir.

Kadınlar, Dünya nüfusunun % 50 sini, Yeryüzündeki toplam işgücünün üçte ikisini oluşturuyor. Ancak yaşamın bütün alanlarında çalışma alanında, istihdamda, karar alma mekanizmalarında, politikada kadınlar nüfus oranında temsil edilmiyor. İnsan hakları merkezli yaşanabilir dünya için kadının etkinlik alanının güçlendirilmesi, sağlık, siyaset, hukuk ve benzeri alanlarda fırsat ve olanaklarda eşit düzeyde yararlanması kadın ve erkeğe verilen hakların yüklenen sorumlulukların adil biçimde dağıtılması son derece önemlidir. Kadınlarımızın eğitimli, bilgili ve bilinçli olması modern bir toplumun ön şartıdır. Zira kadınlar özelde ailenin, genelde toplumun temelini oluşturmaktadır.  

Güzel dinimiz de kadına önem vermiştir. Peygamberimiz “Kadınlarla iyi geçinin  “(Nisa 19) ayetinin gereğini hakkıyla yerine getirmiş ve tavsiyelerde bulunmuştur. Kadınların itilmesine, aşağılanmasına, haklarının gasp edilmesine, sözlü ve fiili şiddet uygulanmasına şiddetle karşı çıkmıştır. Kadınlara iyi davrananları insanların en hayırlısı olarak zikretmiştir.                  

Şiddet bir insanlık suçudur. Kadınların şiddete uğradığında ya da şiddet riski olduğunda şiddet ortamında yaşayamayacağı açıktır. Kadınların şiddete uğradığında ya da şiddet riski olduğunda sığınacakları bir yere ihtiyaçları vardır. AB Standartları her 7500 kadın için bir sığınma evi açılmasını öngörmekte, Belediye yasası ise nüfusu 50.000’i geçen tüm belediyeler için sığınma evi açmak yükümlülüğünü getirmektedir. Ancak ilimiz de dâhil olmak üzere nüfusu 50.000’i geçen belediyelerin açmakla zorunlu olduğu sığınma evi sayısı yok denecek kadar azdır.

Ulusal düzeyde takip edilen politikalara rağmen eşitlik kavramı, kadın erkek arasında hakkaniyetli bir ilişki kurmak isteyen söylemler yasa önünde eşitliği sağlamış lakin kadının mağduriyeti halen giderilememiş ve adalet sağlanamamıştır. İnsan hakları evrensel bildirgesi ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış bulunan kadın haklarını tanımak ve geliştirmek ve kadına yönelik şiddeti önlemek hepimizin sorumluluğundadır.

 Bu nedenlerle;

-Kadınların ekonomik hayata katılımı, eğitim ve sağlık olanaklarına erişimi ve her şeyden önemlisi karar alma mekanizmalarında temsili arttırılmalıdır.

-Aile içi şiddeti ve genel olarak kadın ve çocuklara yönelik şiddeti önlemek için kampanyalar, ana-baba eğitim programları başlatılmalı, evlilikte uyum seminerleri arttırılmalıdır.

-Medyanın, kadın ve çocuklara yönelik şiddeti, cinsel istismarı teşvik edici yayınlar üzerinde kendi oto-denetim mekanizmasını kurarak kadın ve çocuklara yönelik şiddeti bir malzeme olarak kullanmaktan vazgeçmesi sağlanmalıdır. Kadını yücelten görüntüler daha fazla yer almalı, kamu spotları arttırılmalıdır.

 -Şiddete uğrayan kadınlar için başvuru ve sığınma evleri sayısı artırılmalı, ücretsiz psikolojik danışmanlık, tıbbi destek ve yasal yardım yapılmalıdır.

 -Kadına karşı şiddetin önlenmesine yönelik daha ağır yaptırımların uygulanması için gerekli hukuki düzenlemeler yapılmalıdır.

 -Kadın erkek arasında çatışmalarda çözümün şiddet olarak görülmemesi için, çözümün hukukta aranması bilinci toplumda oluşturulmalıdır.

Isparta Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak:

Toplumsal cinsiyet adaletini tesis etmede sosyal ve hukuksal düzenlemelerin geliştirilmesi için her türlü çabayı göstermeye devam edeceğimizi,

Kadına yönelik şiddet ve insan onurunu zedeleyen her türlü haksızlığa karşı demokrasi ve adaletle mücadele edeceğimizi bildiririz,

Birlik ve beraberliğin önem arz ettiği günlerden geçiyoruz. Mehmetçiğimiz Zeytin Dalı harekatın da sadece kadının değil erkeğin de çocukların da haklarının korunduğu huzur ve güvenliğin tesis edilerek özgür bir bölgenin oluşması için destan yazmakta, ölümsüzlüğü tatmaktadır. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, Gazilerimize şifa, Ailelerine sabır dilerim.

Çanakkale ruhunun tekrar canlandığı şu günlerde Mehmetçik Vakfına katkıda bulunarak maddi ve manevi anlamda onlarla birlikte olduğumuzu göstermemiz gerektiğini meslektaşlarımın ve duyarlı vatandaşlarımızın takdirlerine sunarım.

Huzurun tesis edildiği, acıların, gözyaşının, savaş ve ölümlerin olmadığı Dünya temennisiyle, Dünya Kadınlar Gününüzü kutluyoruz

 

                                                                  Av. Arzu Elma Benli

                                                                     Isparta Barosu

                                                            Kadın Hakları Komisyonu

                                                          Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi

 

 

TÜBAKKOM

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ

BASIN AÇIKLAMASI

8 Mart; Dünya Kadınlarının taleplerini birlikte daha gür haykırdıkları, kendilerini toplumda eşit bir birey olarak yok sayan çağdışı zihniyetlere karşı çıktığı, kadını sömüren, aşağılayan, yok eden sistem ve zihniyetlere karşı omuz omuza mücadele verdiği gündür.

Kadına yönelik ayrımcılığı, dünyada sömürünün, şiddetin, eşitsizliğin, yoksulluğun artmasına neden olan sistemden ayrı düşünmek mümkün değildir. Bu nedenle temel olarak bu sistemin değişmesi sağlanmadan kadın sorunlarına çözüm bulmak mümkün olmayacaktır. Cinsiyet ayrımının ortadan kaldırılmasıyla özgür, eşit bir birey ve toplum oluşumu sağlanabilir.

Ülkemizde toplumsal cinsiyet ayrımcılığı; aile içinde başlayarak, toplumun her alanında var olmaya devam etmektedir. Tarihsel, kültürel ve dinsel bir takım gerekçeler üretilerek kadınlar eğitimden, iş hayatından ve toplum yaşantısından uzaklaştırılmaktadır.

Ülkemizde nüfusumuzun yarısını teşkil eden kadınlarımız; yaşamın her alanında varken; karar alma organlarında, istihdamda, eğitimde politikada aynı oranda temsil edilememektedir. Bunun yanında kadına ve çocuklara yönelik şiddet ve cinsel istismar sistematik bir şekilde artmaktadır. Kadına yönelik şiddet ve cinsel istismarın artmasını, görünürlüğün ve farkındalığın artmasıyla açıklanmasını kabul etmiyoruz. Kadına yönelik şiddet ve istismarın artmasında kadına yönelik politikalarda sistemli bir geriye gidişin etkisi büyüktür. Eğitim müfredatı ile toplumsal cinsiyet rollerindeki eşitsizlikler pekiştirilmekte, dini referanslar dikkate alınarak kanuni düzenlemeler yapılmakta, kesintisiz zorunlu eğitim süresi kısaltılmakta, kadına yönelik şiddet haberlerinde medyada eril dil kullanılmakta, kadının asıl görevinin annelik ve esas yerinin ev olduğu algısı yaratılarak kadının sosyal yaşamda yer alması kısıtlanmaktadır. Kamusal alanların kadınlar için güvenilir hale getirilmesi sağlanacağı yerde kamu hizmetleri toplumsal cinsiyet ayırımına yol açacak şekilde verilmekte, failin fiili tartışılacağı yerde kadının şiddete uğramasına bulunduğu yer, zaman ve giyiniş biçimleri mazeret olarak kullanılmaktadır.

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi, toplumsal cinsiyet eşitsizliği problemi; ekonomik ve toplumsal hayatın eşitlik ilkesi kapsamında düzenlenmesiyle mümkündür. Kadınları toplumsal hayat dışına itmeye çalışan, cinsiyetçi ve ayrımcı politikalardan ve uygulamalardan vazgeçilmelidir.

Laik eğitim sistemi her türlü toplumsal cinsiyet eşitsizliğin kaldırılması için bir zorunluluktur. Yine 12 yıl kesintisiz zorunlu eğitim kız çocuklarının birey olmasını sağlayacak önemli bir olgudur. Politik dil kullanımının ve özellikle Diyanet İşleri Başkanlığınca yapılmakta olan kadına yönelik cinsel tanımlamaların mevcut yasalarla çelişkili olmaması sağlanmalıdır. Aile kavramı kullanılarak; kadına yönelik şiddette ve aile mahkemesinin görevli olduğu alanlarda ve davalarda arabuluculuk ve uzlaştırma yöntemleri kabul edilmemelidir. Kadına sadece ailenin bir parçası gören politik, kültürel anlayış değiştirilerek, kadının eşit ve özgür birey olduğu kabul edilmelidir.

Bizler; Trabzon Barosu olarak; Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM) üyesi olarak; kadınlarımızın cumhuriyet devrimleri kazanımlarından ödün vermeyeceğimizi; kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kalktığı, kadının birey olarak var olduğu, özgürlüklerinin kısıtlanmadığı, şiddettin ve istismarın önlendiği, barışın sağlandığı bir Türkiye ve dünya istediğimizi bir kez daha kamuoyuyla paylaşıyoruz. 08.03.2018

 

                                                                                  TÜBAKKOM 14. DÖNEM SÖZCÜSÜ

                                                                                                TRABZON BAROSU

Av. Gökmen H. GÖKMENOĞLU
03-09-2018 - 12:07:18

SENİRKENT İLÇESİ AVUKATLARIMIZDAN MESLEKTAŞIMIZ AV.HAVVA NUR ÇAYLAK EVLENMİŞTİR. KENDİSİNE BİR ÖMÜR BOYU MUTLULUKLAR DİLERİZ. HEDİYE YAPMAK İSTEYEN MESLEKTAŞLARIMIZIN AV.ETHEM DURMUŞ’A BAŞVURMALARI RİCA OLUNUR.

 

 

29-08-2018 - 09:08:46

MESLEKTAŞIMIZ AV.OKAN KORKMAZ EVLENMİŞTİR. BİR ÖMÜR BOYU MUTLULUKLAR DİLERİZ. HEDİYE YAPMAK İSTEYEN MESLEKTAŞLARIMIZIN AV.ERCAN ÇİMENKAYA'YA BAŞVURMALARI RİCA OLUNUR.

Avukat Sorgula
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN
TÜRKİYE'NİN LİDER KADINLAR PROJESİ
AV.GÜNGÖR ÇAKMAKÇI CENAZE TÖRENİ

BARONET CMK ATAMA SİSTEMİ Uzman Vergi | En kolay muhasebe , tek tıkla vergi beyanı Deniz Bank Ulusal Baro Ağı Projesi Baro Kart