AVUKATLIK ÜCRET ALACAĞINDA GÖREVE İLİŞKİN BAM KARARI
21-06-2018
240

 

AVUKATLIK ÜCRET ALACAĞINDA GÖREVE İLİŞKİN BAM KARARI

Avukatlık ücret alacağında göreve ilişkin yeni tarihli BAM kararı.


"Özetle, avukatlık sözleşmesinde, sözleşmenin bir tarafı olan “müvekkil”, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3/1-k maddesindeki “tüketici” tanımına uymadığı gibi, bu sözleşmenin bir “tüketici işlemi” de olmadığı, dahası sözleşmenin diğer tarafı olan avukatın, mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ve hizmet sunan bir “sağlayıcı” da olmadığı açıkça anlaşılmaktadır.

Avukatlık sözleşmesinin, vekâlet sözleşmesi görünümünde olmakla beraber, ondan tamamen ayrı ve kendine özgü (sui generis) nitelikleri olan bir sözleşme türü olması, avukatın da bu sözleşmede, yargılama faaliyetinin bir parçası ve unsuru sıfatıyla, yargısal bir fonksiyon olan savunma görevini ifa etmesi dikkate alındığında, 6502 sayılı Kanun’un, salt kişisel ihtiyaçlara yönelik olan genel vekalet sözleşmeleri ile, yine Türk Borçlar Kanunu’nun 502/2. maddesi gereğince (vekâlet hükümlerinin uygulandığı) sağlık, temizlik, eğitim, güvenlik, müşavirlik gibi iş görme edimlerine dayalı vekâlet sözleşmelerini kapsadığının, avukatlık sözleşmelerinin ise bu kapsamda olmadığının kabulü gerekir.

Nasıl ki, hukukî niteliği bir “vekâlet” sözleşmesi olan hakem sözleşmesinde, taraflarla hakem arasındaki ilişkiye TKHK hükümleri uygulanamazsa, yargının kurucu bir unsuru olan, bağımsız ve tarafsız savunmayı temsil eden avukatla müvekkil arasındaki ilişkiye de, TKHK hükümleri uygulanamaz. Her ikisinde de yapılan iş bir tüketici işlemi değil, yargısal bir faaliyettir. Hakemler, yargılama faaliyetini bizzat yürütmekte, avukatlar ise yargılamanın bir parçası niteliğindeki, onun olmazsa olmaz kurucu bir öğesi olan “savunma”yı temsil etmektedir.

Serbest çalışan bir avukatın, üstlenmiş olduğu savunma görevi kapsamında, belli bir miktar ücrete hak kazanması da, yapılan işi, yargı faaliyetinden çıkarıp, bir tüketici işlemi haline getiremeyeceği gibi, bağımsız savunmayı temsil eden avukatı da TKHK’da tanımlanan “satıcı”, “sağlayıcı”, “girişimci”, “müteşebbis” kapsamına dâhil edemez. Kaldı ki AK’nun 11. maddesinde, avukatlıkla birleşemeyen işler sayılmış olup, mesleğin ticari bir faaliyet olmaması nedeniyle, avukatların tacirlik, esnaflık gibi işlerle iştigal etmeleri de yasaklanmıştır.

Yine arabuluculuk sözleşmesinde de, taraflar ve arabulucu olarak seçilen kişi ya da kişiler arasında kurulan sözleşme ilişkisi de bir “vekâlet sözleşmesi” niteliğinde olup (TBK md.502/2), bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda da (örneğin arabulucunun ücretinin ödenmemesi durumunda), ne arabulucunun TKHK’da tanımı yapılan “satıcı” ya da “sağlayıcı”, ne de sözleşmenin diğer tarafını oluşturan tarafların birer tüketici olduklarından söz edilemeyeceği gibi, arabuluculuk konusunda yapılan faaliyet de, bir tüketici işlemi olarak kabul edilemez. Zira yapılan faaliyet, dayanağını kanundan alan belli şart ve emredici kurallara bağlanan, alternatif bir uyuşmazlık çözüm biçimi olarak, Devlet yargısını destekleyici bir faaliyettir.

Kaldı ki avukatların, AK’nun 35/A maddesinde belirtilen uzlaşma sağlama yetkileri de bulunmakta olup, bu yetki kapsamında karşı tarafı uzlaşmaya davet edebilecekleri, davetin kabulü ve uzlaşmanın sağlanması halinde de, taraflarca imzalanacak tutanağın, İcra İflas Kanunu’nun 38. maddesinde belirtilen ilam niteliğinde olacağı, kanun hükmüyle kabul edilmiştir.

Sonuç olarak, niteliği bir “vekâlet” sözleşmesi olsa da, hakem sözleşmesinde, hakem ya da hakem kurulunun görevi yargısal bir faaliyet olduğundan, yine arabuluculuk sözleşmesinde, arabulucunun görevi Devlet yargısını destekleyici bir faaliyet olduğundan “tüketici işlemi” olarak kabul edilemeyeceği gibi, avukatlık sözleşmesinde de avukatın görevi, yargının kurucu unsuru olan ve bağımsız savunmayı temsil eden yargısal bir faaliyet olup, tüketici işlemi olarak kabul edilemez.

Açıklanan tüm bu nedenlerle, somut uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yargılamanın yapılması için dosyanın mahalline gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın niteliğine göre, Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği halde mahkemece görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, HMK’nın 353/1/a/3. maddesi gereğince, Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 03/10/2017 tarih, 2017/76 Esas, 2017/363 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA"

 

 

 

 

Detaylı Bilgi için http://www.hukukihaber.net/kararlar/avukatlik-ucret-alacaginda-goreve-iliskin-bam-karari-h206387.html

Av. Gökmen H. GÖKMENOĞLU
11-10-2018 - 14:55:46

BAŞIMIZ SAĞ OLSUN!! MESLEKTAŞIMIZ AV.GAMZE UZUNOVA'NIN BABASI DAHA ÖNCESİNDE ISPARTA İLİMİZDE İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI YAPMIŞ HASAN UZUNOVA'NIN KAYINPEDERİ OLAN; ÖNCEKİ DÖNEM AĞIR CEZA REİSLERIMİZDEN, ADALET KOMİSYONU BAŞKANLARIMIZDAN ÜNAL MÜSLEHİDDİNOĞLU HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞMUSTUR. CENAZESİ YARIN SANDIKLI İLÇESİNDE ÖGLE NAMAZINA MUTEAKİP ULU CAMİİNDEN KALDIRILACAKTIR. AİLESİNİN VE SEVENLERİNİN BAŞI SAĞ OLSUN. ALLAH RAHMET EYLESİN.

03-10-2018 - 09:11:12

BASIMIZ SAĞ OLSUN; MESLEKTAŞIMIZ AV.HALİL ÇETİNLİ'NİN DEĞERLİ EŞİ, YURDAGÜL ÇETİNLİ HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞMUŞTUR. BAŞTA MESLEK BÜYÜGÜMÜZ AV.HALİL ÇETİNLİ OLMAK ÜZERE TÜM CAMİAMIZIN BAŞI SAĞ OLSUN DER, ALLAH YERİNDE DİNLENDİRSİN DİYEREK SAYGILAR SUNARIZ. 

Avukat Sorgula
BASINDA BAROMUZ
AZİZ ŞEHİTLERİMİZ VE ARAMIZDAN AYRILAN MESLEKTAŞLARIMIZIN ANISINA GELENEKSEL AŞURE İKRAMI
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

BARONET CMK ATAMA SİSTEMİ Uzman Vergi | En kolay muhasebe , tek tıkla vergi beyanı Deniz Bank Ulusal Baro Ağı Projesi Baro Kart