Yabancı İstihdamı Kanun tasarısı ile ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisine Sunulan tasarı ile ilgili görüş ve önerilerimiz
18-02-2015
1684

                                     TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA

                                                                                            ANKARA

Sayın Yönetim Kuruluna ve Başkan Yardımcımız Sayın Av. Berra BESLER’e sunulmak üzere

         T.C Başbakanlık Kanunlar ve Karalar Genel müdürlüğünün 09/02/2015 tarihli 573 sayılı “Yabancı İstihdamı Kanun tasarısı” ile ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisine Sunduğu tasarı ile ilgili görüş ve önerilerimizi Sunar konuya ilişkin yaptığımız çalışmanın kabulünü öncelikle arz ederiz.

         Aşağıda da özellikle Gerek Avukatlık kanunu, Gerek Devlet memurları Kanunu. T.C. Anayasası, ve yine Yabancıların çalışma izinleri ile ilgili kanun yönü ile inceleme yapılmıştır. Bu incelemelerimiz neticesinde; Öncelikle ilgili tasarının 16. maddesi uyarınca, tasarının yasalaşması halinde Türkiye de Yabancıların da Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olmaması halinde bile Bakanlar kuruluna verilecek yetki ile Avukatlık mesleğini icra etmelerini yolu açılacaktır ki bu kabul edilemezdir. Böyle bir tasarı ile Avukatlığın aynı zamanda bir kamu görevi olduğunun da göz ardı edilmesi riski bulunmakta olup en önemli risk de bunu olduğunu düşünerek çalışmamızı arz ederiz.    

 

1136 SAYILI AVUKATLIK KANUNU Kanun Numarası: 1136; Kabul Tarihi: 19/3/1969. RG: 7/4/1969-13168; Düstur: Tertip 5, Cilt 8, s. 1694. Bu Kanun’un yürürlükte olmayan hükümleri için bkz., Başbakanlık Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga Hükümleri Külliyatı, C. 1, s. 1041.

Avukatların Birlikte veya Avukatlık Ortaklığı Şeklinde Çalışmaları19, 20

 

Madde 44. (Değişik: 2/5/2001-4667/30 m.)

 

B. Avukatlık Ortaklığı Avukatlık ortaklığı, aynı baroya kayıtlı birden çok avukatın bu kanuna göre mesleklerini yürütmek için oluşturdukları tüzel kişiliktir. Avukatlık ortaklığının çalışması meslek çalışması olup, ticari sayılmaz ve vergilendirme bakımından şahıs şirketlerine ilişkin hükümler uygulanır. Avukatlık ortaklığının adı, bir ya da birkaç ortağın ad ve/veya soyadlarına avukatlık ortaklığı ibaresi eklenerek belirlenir.21 Yabancı sermayeyi teşvik mevzuatı çerçevesinde Türkiye’de faaliyet göstermek isteyen yabancı avukatlık ortaklıkları, bu kanuna ve avukatlık ortaklığı düzenlemesine uygun olarak kurulmak koşuluyla, yalnızca yabancı hukuklar ve milletlerarası hukuk konularında danışmanlık hizmeti verebilirler. Bu sınırlama yabancı avukatlık ortaklığında çalışan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ya da yabancı avukatları da kapsar. Bu nev’i avukatlık ortaklıkları için ortakların baroya kayıtlı olması şartı aranmaz. Bu kuralın uygulanması mütekabiliyet esasına bağlıdır.22 Ana sözleşmesi tip ana sözleşmeye uygun olarak düzenlenen avukatlık ortaklığı, kurucularının kayıtlı bulunduğu Baro Yönetim Kurulu tarafından Baro Avukatlık Ortaklığı Siciline yazılmasıyla tüzel kişilik kazanır. Yazılma istemi, ancak kanuna ve tip ana sözleşmeye aykırılık gerekçesiyle reddedilebilir. Bu durumda 8 inci madde hükümleri kıyasen uygulanır. Ana sözleşmenin bir örneği Türkiye Barolar Birliğine gönderilir.

 

Yabancı uyruklu işçi çalıştırılması ile ilgili düzenleme 27.02.2003 tarihli ve 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzni Hakkında Kanun ve bu Kanunun 22 inci maddesine dayanılarak çıkarılan ve 29.08.2003 tarih-25214 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nde ayrıntılı olarak yer almıştır.

 

 

4817 Sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun’un 35 inci maddesi ile 11.06.1932 tarihli ve 2007 Sayılı Türkiye’de Türk Vatandaşlarına Tahsis Edilen Sanat ve Hizmetler Hakkında Kanun yürürlükten kaldırıldığından 2007 sayılı yasada yer alan mesleklerin yabancılar tarafından icra edilebilmesi mümkün hale gelmiştir.

 

Ancak 2007 sayılı Kanunun dışında da yabancıların çalışma hayatına sınırlama getiren ve halen yürürlükte olan Kanunlar bulunmamaktadır. Nitekim 4817 sayılı Kanunun 13 ncü maddesi 2 nci fıkrasında bu konuya açılık getirilerek  “diğer kanunlarda yer alan, yabancıların çalışamayacağı iş ve mesleklere dair hükümler saklıdır” hükmüne yer verilmiştir.

 

Bu itibarla süreli, süresiz ve bağımsız çalışma izni verilenler ile muafiyet kapsamındaki yabancıların 2007 sayılı Kanun dışındaki Kanunlarda yer alan ve sırf Türk vatandaşlarına hasredilmiş bulunan iş ve mesleklerde çalışmaları mümkün bulunmamaktadır.

 

Örneğin, süresiz çalıma izni sahibi olan bir yabancının 1219 sayılı Kanun ile yabancılara yasaklanmış olan “doktorluk” mesleğini Türkiye’de icra etmesi mümkün değildir.

 

6-Yabancıların Çalışmalarının Yasak Olduğu Meslek ve Görevler:

Kanunlarla sadece T.C. Vatandaşı olanlara hasredilen, dolayısıyla yabancıların çalışması/çalıştırılması yasak olan meslek ve görevler aşağıda belirtilmiştir:

1-Dişçilik, ebelik, hastabakıcılık. (Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun uyarınca)

2-Eczacılık (Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun uyarınca)

3-Veterinerlik (Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun uyarınca)

4-Özel hastanelerde sorumlu müdürlük (Hususî Hastaneler Kanunu uyarınca)

5-Avukatlık (Avukatlık Kanunu uyarınca)

6-Noterlik (Noterlik Kanunu uyarınca)

7-Özel veya kamu kuruluşlarında güvenlik görevlisi (Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanun uyarınca)

8-Kara suları dahilinde balık, istiridye, midye, sünger, inci, mercan ihracı, dalgıçlık, arayıcılık, kılavuzluk, kaptanlık, çarkçılık, katiplik, tayfalık vb. (Kabotaj Kanunu uyarınca)

9-Gümrük müşavirliği (4458 sayılı Gümrük Kanununun 227 nci maddesi gereğince)

 

2527 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğine göre; çalışma izni verilen Türk soylu yabancılar, Türk vatandaşlarına saklı tutulan doktorluk, hemşirelik, avukatlık, mühendislik gibi hizmetleri serbestçe yapabilirler, memur olabilirler (m. 11). Türkiye’de ikametlerine izin verilmiş Türk soylu yabancılar, kamu kuruluşları tarafından açılan personel alımı sınavlarına girebilirler; ancak atanmaları çalışma izni verilmiş olmasına bağlıdır (m.12).

Anayasamız, ülkede bulunan yabancıların hak ve özgürlüklerinin kamu yararının gerektirdiği durumlarda vatandaştan farklı olarak düzenlenip sınırlandırılabilmesini kabul etmiştir. Bu genel esaslara uygun olarak, kamu düzeni, kamu güvenliği, kamu sağlığı ve ekonomik açıdan Türk vatandaşlarını korumak amacıyla yabancıların Türkiye’de çalışma özgürlüğü önemli ölçüde kısıtlanmıştır. Zaten, milletlerarası hukukta devletleri, vatandaşlar ile eşit bir şekilde yabancılara çalışma özgürlüğü tanımaya zorlayan bir kural bulunmamaktadır. Türk hukukunda da, avukatlık, noterlik, doktorluk, hemşirelik, eczacılık, borsa komisyonculuğu gibi iş veya meslekleri yapabilmek için de Türk vatandaşı olma şartı aranmış ve yabancıların bu işlerde çalışması yasaklanmıştır[9].

Yabancıların Türkiye’de çalışmasına ilişkin genel rejime zaman içinde bazı istisnalar getirilmiştir. Bunların en önemlilerinden biri, “Türk soylu yabancılar” için kabul edilenidir.

25.9.1981 tarih ve  2527 sayılı “Türk Soylu Yabancıların Türkiye’de Meslek ve Sanatlarını Serbestçe Yapabilmelerine, Kamu, Özel Kuruluş veya İşyerlerinde Çalıştırılabilmelerine İlişkin Kanun”[10] ile Türk soylu yabancıların Türkiye’de çalışma özgürlüğü özel olarak düzenlenmiş ve Türk hukukunda, bir “özel statülü-imtiyazlı yabancılar” kategorisi oluşturulmuştur. Bu Kanun ile, Türk hukukundaki, belirli işleri yapabilmek için aranan Türk vatandaşı olma şartının, istisnalar dışında, “Türk soylu yabancılar” için aranmaması kabul edilmiştir. Böylece, çalışma özgürlüğü bakımından Türk vatandaşları ile Türk soylu yabancılar arasında büyük ölçüde eşitlik sağlanmıştır. Ancak, şu hususu önemle belirtmek gerekir ki, bu istisna belirli kişilere imtiyaz tanımak için değil, bir zorunluluk sonucu kabul edilmiştir.

 

 Türkiye’de en az beş yıl yasal ve kesintisiz olarak ikamet eden yabancılara verilen çalışma iznidir (m. 7). Türkiye’de bir iş yerinde bağımsız olarak (kendi ad ve hesabına) çalışmak isteyen yabancılara çalışma izni verilebilmesi, yabancının çalışmasının “ekonomik açıdan katma değer yaratması” ve “istihdam üzerinde olumlu etki yapması” şartlarına bağlıdır (YÇĐY m. 36/1). Bağımsız çalışacak yabancıların çalışma izni alabilmesi için beş yıllık ikamet şartının aranması, Türkiye’ye serbest çalışmak için gelmek isteyen yabancılara ülkeye giriş izni verilmeyeceği anlamına gelmektedir. Buna göre ancak Türkiye’ye çalışma dışında bir sebeple gelen ve beş yıl ikamet eden veya bağımlı çalışan yabancılar beş yıllık ikamet süresini doldurduktan sonra bağımsız çalışma izni alabilecektir. YÇĐHK’da bir açıklık olmamasına rağmen, bu izin de “belirli bir iş veya mesleği” yapabilmek için verilir. Çünkü, yabancının çalışmasının ekonomik açıdan değer yaratıp yaratmayacağı veya istihdam üzerindeki etkisi başka türlü tespit edilemez. Bağımsız çalışma izni verilen yabancının, izin verilen serbest meslek dışında kalan bir işi yapabilmesi yeni bir izin almasına bağlıdır. Bağımsız çalışma izninin belirli bir süre ile sınırlandırılması gerekmez. Ancak, diğer izinler gibi, belirli şartlar gerçekleştiğinde iptali mümkündür (YÇĐHK m.15). Bağımsız çalışma izni verilirken, kanunlarımızdaki yabancıların çalışamayacağı işlere dair hükümler dikkate alınmalıdır (YÇĐHK m. 13/2). Buna göre, avukatlık yapabilmek için bir yabancıya bağımsız çalışma izni verilemez.

 

Devlet Memurları Kanunu: Kanun Numarası : 657 Kabul Tarihi : 14/7/1965 Yayımlandığı R.Gazete: Tarih : 23/7/1965 Sayı: 12056 Yayımlandığı Düstur : Tertip: 5 Cilt: 4 Sayfa: 3044

B) Sözleşmeli personel:

Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, kurumun teklifi üzerine Devlet Personel Dairesi ve Maliye Bakanlığının görüşleri alınarak Bakanlar Kurulunca geçici olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir. (36 ncı maddenin II - Teknik Hizmetler Sınıfında belirtilen görevlerde yukarıdaki fıkra uyarınca çalıştırılanlar için, işin geçici şartı aranmaz.)

Bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları Bakanlar Kurulunca kararlaştırılır.

Ancak, yabancı uyrukluların; tarihi belge ve eski harflerle yazılmış arşiv kayıtlarını değerlendirenlerin mütercimlerin; tercümanların; dava adedinin azlığı nedeni ile kadrolu avukat istihdamının gerekli olmadığı yerlerde Avukatlarını,kadrolu istihdamın mümkün olamadığı hallerde, Bakanlar Kurulunca tespit edilecek esas ve şartlarla tabip veya uzman tabiplerin; Adli Tıp Müessesesi uzmanlarının; Devlet Konservatuvarları sanatçı öğretim üyelerinin; İstanbul Belediyesi Konservatuvarı sanatçılarının; Milli Savunma Bakanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı ve dış kuruluşlarda belirli bazı hizmetlerde çalıştırılacak personelin de zorunlu hallerde sözleşme ile istihdamları caizdir, denilmektedir.

 

         Tüm bu açıklamalarımız ışığında T.C Başbakanlık Kanunlar ve Karalar Genel müdürlüğünün 09/02/2015 tarihli 573 sayılı “Yabancı İstihdamı Kanun tasarısı” ile ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisine Sunduğu tasarı ile Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlarına hasredilen Avukatlık Mesleğinin Yabancılar tarafından icra edilmesinin yolunun açılması, Avukatlığın bir Kamu görevi olduğunun da göz ardı edilmesine neden olacağını belirtir ilgli tasarıda her ne kadar Kamu görevlisi olmamak kaydı ile bu ayrıcalığın tanınacağı denilmekte ise de bununla dahi Yabancılara Türkiye de vatandaşlık almadan, Avukatlık yapmaya izin verilmek sureti ile Avukatların aynı zamanda bir kamu görevi ifa etmediklerini zımni de olsa dile getirmek olduğunu belirterek ilgili tasarının gerek avukatlık kanununa gerekse Devlet Memurları kanununa gerekse de Yabancıların çalışma izinleri ile ilgili kanun a aykırı olduğun belirtir en önemlisi ise T.C. Anayasasına aykırı olduğunu belirtiriz. T.C Anayasamız da, ülkede bulunan yabancıların hak ve özgürlüklerinin kamu yararının gerektirdiği durumlarda vatandaştan farklı olarak düzenlenip sınırlandırılabilmesini kabul etmiştir. Bu genel esaslara uygun olarak, kamu düzeni, kamu güvenliği, kamu sağlığı ve ekonomik açıdan Türk vatandaşlarını korumak amacıyla yabancıların Türkiye’de çalışma özgürlüğü önemli ölçüde kısıtlanmıştır. Zaten, milletlerarası hukukta devletleri, vatandaşlar ile eşit bir şekilde yabancılara çalışma özgürlüğü tanımaya zorlayan bir kural bulunmamaktadır. Türk hukukunda da, avukatlık, noterlik, doktorluk, hemşirelik, eczacılık, borsa komisyonculuğu gibi iş veya meslekleri yapabilmek için de Türk vatandaşı olma şartı aranmış ve yabancıların bu işlerde çalışması yasaklanmıştır. Buna karşın böyle bir düzenleme ile aynı zamanda Türk vatandaşlarının kamu düzeni, kamu güvenliği, kamu sağlığı ve ekonomik açıdan Türk vatandaşlarının korunması ilkesi de zedelenmiş olması karşısında Isparta Baro Başkanlığı olarak ve aynı zamanda Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Yasa Önerisi hazırlama (Akdeniz Bölgesi adına ) Komisyonu üyesi olarak karşı olduğumuzu belirtir;

                   Saygılarımızla arz  ederiz.

 18/02/2015

                                           Av. Gökmen Hakkı GÖKMENOĞLU

                                                   Isparta Baro Başkanı

                       TBB Avukatlık Yasa Önerisi Hazırlama Komisyonu üyesi          

Av. Gökmen H. GÖKMENOĞLU
11-10-2018 - 14:55:46

BAŞIMIZ SAĞ OLSUN!! MESLEKTAŞIMIZ AV.GAMZE UZUNOVA'NIN BABASI DAHA ÖNCESİNDE ISPARTA İLİMİZDE İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI YAPMIŞ HASAN UZUNOVA'NIN KAYINPEDERİ OLAN; ÖNCEKİ DÖNEM AĞIR CEZA REİSLERIMİZDEN, ADALET KOMİSYONU BAŞKANLARIMIZDAN ÜNAL MÜSLEHİDDİNOĞLU HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞMUSTUR. CENAZESİ YARIN SANDIKLI İLÇESİNDE ÖGLE NAMAZINA MUTEAKİP ULU CAMİİNDEN KALDIRILACAKTIR. AİLESİNİN VE SEVENLERİNİN BAŞI SAĞ OLSUN. ALLAH RAHMET EYLESİN.

03-10-2018 - 09:11:12

BASIMIZ SAĞ OLSUN; MESLEKTAŞIMIZ AV.HALİL ÇETİNLİ'NİN DEĞERLİ EŞİ, YURDAGÜL ÇETİNLİ HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞMUŞTUR. BAŞTA MESLEK BÜYÜGÜMÜZ AV.HALİL ÇETİNLİ OLMAK ÜZERE TÜM CAMİAMIZIN BAŞI SAĞ OLSUN DER, ALLAH YERİNDE DİNLENDİRSİN DİYEREK SAYGILAR SUNARIZ. 

Avukat Sorgula
BASINDA BAROMUZ
AZİZ ŞEHİTLERİMİZ VE ARAMIZDAN AYRILAN MESLEKTAŞLARIMIZIN ANISINA GELENEKSEL AŞURE İKRAMI
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

BARONET CMK ATAMA SİSTEMİ Uzman Vergi | En kolay muhasebe , tek tıkla vergi beyanı Deniz Bank Ulusal Baro Ağı Projesi Baro Kart